Bir kez daha böyle bir gece yaşamayı isterdim. Ilık rüzgârın sanki bir annenin eli gibi üzerimde gezindiğini duyuyordum. Yüksekteki pencerenin önünde fısıldaşan kocaman ve tortop kestane ağaçları çevreye bir karanlık salıyordu.
Hafif bir kır kokusu, zaman zaman gecenin koynundan esip geliyor, uzaklarda altın renkli ürpertilerle şimşeklerin çaktığı görülüyordu.
Yine arada bir uzaklarda hafiften gök gürlemeleri duyuluyor, çok ötelerdeki ormanlar ve dağlar sanki uykularında kımıldıyor da ağır ve yorgun düşsü sözcükler mırıldanıyormuş gibi güçsüz ve yadırgatıcı bir tonla çevrede yankılanıyordu.
Yüksekteki mutluluk şatomdan bir kartal gibi aşağılara bakarak, bütün bunları görüp işitiyordum. Hepsi benimdi; içimdeki coşkun kıvanca güzel bir dinlenme yeri oluşturmak için, yalnız bu amaçla ortada buluyordu hepsi.
Varlığım sonsuz bir hazla soluklanıyor, uyuklayan kırlar ve tarlalar üzerinden bir sevi şiiri gibi, gücünden bir şey yitirmeksizin akıp giderek gecenin derinliklerine dalıyor, karanlıktan bir kümbet gibi çıkıveren ağaçların, yorgun tepelerin dokunuşlarını bir sevgilinin eli gibi teninde hissederek ilerliyordu.
Hani sözlere dökülecek bir şey değildi, ama varlığını hâlâ sürdürüyor içimde; sözcükler elverse, zeminde ilerleyerek karanlıklara dalıp kaybolan her dalgayı, her ağaç doruğundaki sesleri, uzaklarda çakan şimşeklerin çizgi çizgi damarlarını ve gök gürlemelerindeki ritmi daha bir eksiksiz tanımlayabilirdim.
Ama hayır, böyle bir tanımlamanın üstesinden gelemem. En içteki, en nefis şeyler anlatıma gelemez çünkü. Ama isterdim ki, o geceyi bir kez daha yaşayayım.
HERMAN HESSE


2 yorum:
Önce merhaba;
''en içteki,en nefis şeyler anlatıma gelmez''..
Zaten anlatılamaz da..
ancak yaşanır..
yürek tahtında..
Yürek ülkesinin bazı kavramları hala kelime kalıbına dökülmedi...
Hala dile düşmedi ki..
Merhaba. Hoş geldiniz.
Anları birbiri ardına ekleyip,en derininde insan yaşıyorsa birşeyi,anlatmayada gerek kalmıyor bazen.Çoğu zaman yaşanan duyguyu anlatacak bir kelime bulamaz hani insan,çünki gerçekten öyle bir cümle kalıbı yoktur lisanında,ama yürek bilir çünki yaşayan,hisseden ve o duygunun derinliğinde kendini var eden o dur.Anlatılabilseydi galiba sır kalmazdı,bütün güzellik burada,yaşamak en derinde ve yüreğin o anlatılamayan kavramları kendi içinde inşaa etmesi.Susmak ve hissetmek ,yüreğin derin derin ,duygularında demini alması güzel şey doğrusu.
Sevgi ve saygılarımla
Yorum Gönder