Özdemir asaf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Özdemir asaf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Haziran 2013 Cuma



Denizin yüzünde geceleyin, 
Karanlıkları işleyen renkleri görmek senden. 
Senden, bazı kelimelerin farkedilmemiş güzelliğini anlamak, 
Unutulmuş yaşamaya başlayıvermek birden. 

Sana geliyorum, doğru sana, 
Susmamak için. 
Çünkü sensin dinleyince dinleyen, 
Bakınca bakan görünce gören. 

Sevmesini iyi bilirim, düşünmeyi öğrendim. 
Duydum nedir can vermeden ölmek. 
Artık bütün kapıları açıp kapayabilirim. 
Sen anlarsın bunlar ne demek. 

Sana geliyorum, yalnız sana, 
Yalansız, gizlisiz. 
Olduğu gibi anlatacağım ne varsa, 
Bil, bilsinler, biliniz. 

Sen, 
Vurunca vuran, gülünce gülensin. 
Sesin, yüzün, ellerin yüzde-yüz senin. 
Sen ölmeyensin.

Özdemir Asaf

16 Ocak 2013 Çarşamba

Denizin Baladı



gözlerin en bakışında 
bir en deniz, 
ve denizin en gözünde 
bir bakış, o sensin deniz.. 

o bakışa ben baktım
deniz bakışındaydı 
bakışındaydı gözleri, 
gözlerindeydi deniz...

Özdemir Asaf

27 Aralık 2012 Perşembe

Rüzgar




Rüzgar yelkensiz de olsa yine  rüzgardır,
ama rüzgarsız yelken bir bez parçasıdır.

Özdemir Asaf



13 Aralık 2012 Perşembe

TOMURCUK


Her tomurcuk bir çiçeğin uykusuna,
Her çiçek bir yemişin kuşkusuna,
Her yemiş bir böceğin korkusuna,
Uykusuzca, kuşkusuzca, korkusuzca yürür ...

Özdemir ASAF

29 Ağustos 2011 Pazartesi

ÇÜNKÜ DUDAKLARINDAN.....



Bir kadının alnı dudaklarından daha değerlidir.
Çünkü dudaklarından dökülecek olan 
''SENİ SEVİYORUM'' sözü,
Önceden alnına yazılmıştır..

ÖZDEMİR ASAF

30 Haziran 2011 Perşembe



Yanılmıyorsam, saygılarla yalnızdım..
Saygılar duymasaydım, yanılmazdım..
Yaslanacak anılarım olsaydı,
Söyleye-söyleye, böyle saklamazdım.

ÖZDEMİR ASAF

11 Mayıs 2011 Çarşamba

YER



Bir yerde o varsa,
Onda da bir yer vardır.
Yer nerede ya da ne kadarsa;
O yoksa, yok kadardır.
Ama bir de o varsa,
Yer hem hep kadar, hem her kadardır.


ÖZDEMİR ASAF

6 Mayıs 2011 Cuma

GÜLÜNÇ OLAN


Beni güldüremeyen
Acıklı değil gülünçtür
Ağlayışların çok çoğu
Düşündürücü değil
Gülünçtür
Acıklı
Düşündürür güldürür
Güldürür düşündürür
Solmuş bir gül örneğin
Sabahları bir düğün
Akşamları ölümdür
Karmaşık ellerimdeki çiçek
Sabahki akşamki o gerçek
Gülümdür
Bulgularım yere düşünce
Sözcüklerim üşüyünce
Ölüyümdür


ÖZDEMİR ASAF

11 Mart 2011 Cuma

BAKİ


Kendi bahçesinde dal olamayanın biri
Girmiş bahçeme ağaçlık taslıyor.

ÖZDEMİR ASAF

17 Şubat 2011 Perşembe

ESKİ ÖYKÜ


Umut bir öykü adı, başında önde gider,
Bir ayrım olur sonra, yarası dünde gider.

Bölüşür yaşanmışlar yaşanmakta olanı,
Anılarla umutlar barışık yönde gider.

Bir gün, bir an, bir yerde bir dönemeç belirir,
Dengesini yitirir gecelerle gündüzler.

Yalanlara dönüşür korkular için-için,
Sıcaklığını keser duygular, düşünceler.

Tükenen sevilerin alışkanlıklarında,
Gittikçe donuklaşan ışıklar yanıp söner.

Karanlığı emzirir yığın-yığın gölgeler,
Can ateşi soluk göz-bebeklerine tüner.
Bir süre kanat çarpar artık yorulmuş bir kuş,
İnişinin kararan havalarından düşer.


ÖZDEMİR ASAF

15 Şubat 2011 Salı

YAKIN


Bir ışık düşerse üstüne basma.
Daha yakınlaşır, korkarsın.
Bir leke silmeye gör
Leke kalır, sen çıkarsın.

Bir gölge, nereye gider.
Gözlerince gider, bakarsın.
Bakarsın girer gözlerinden.
Leke onun peşinden, bakarsın.

Bir ışık düşerse üstüne basma,
Gözlerine basarsın.


ÖZDEMİR ASAF

23 Ocak 2011 Pazar

HERNEYSE



İLHAN İREM..HERNEYSE

Türkiye’de istanbul ne ise 
istanbul’da gece ne ise 
gecede yürümek ne ise, 
yürürken düşünmek ne ise, 
seni unutamamacasına düşünmek ne ise, 
unutamamanın anlamı ne ise, 
seni sevmek ne ise, 
saklayayımmı yok söyleyeyim derken 
birden aşka düşmek ne ise. 
herneyse...

ÖZDEMİR ASAF

Deepnote: Yağmur yağıyor  üstelik........... herneyse.....

14 Ocak 2011 Cuma

UMUT YAPRAKLARI



Öyle bir ilkyaz ol ki korkut yaprakları
Öyle bir son yaz ol ki tut yaprakları
Sararıp dökülürken güz rüzgarında
Ardında savrulsunlar, unut yaprakları
Sevinçlerinde onlar vardı, hüzünlerinde onlar
Seninle yeşerdiler, seninle soldular...
Olsunlar senden sonra da umut yaprakları

ÖZDEMİR ASAF

21 Aralık 2010 Salı

UYUMAK



Uyku adı altında beni yoklamaz ölüm,
Neleri yaşadımsa uyanıklıkta gördüm.
Uyurken geçenlerin sormadım adlarını,
Kaçı kaça böldümse yaşanırlıkta böldüm..

Uyku adı altında beni yoklarsa ölüm.
Ki ben tüm uykuları hep uyanıkken gördüm..
Neden mi ben kendimin sorardım adlarını?
Anlasınlar diyedir, ben nasıl, nerde öldüm.



ÖZDEMİR ASAF

ONARMAK ZORDUR


Şarkılar değil de
Hep kulaklar bitiyor,
Onarmak zordur.
Bir yürek üşümüş
Kapamış kapılarını,
Onarmak zordur.
Bir şey yitirilmiş
Hiç eskimeyecektir,
Onarmak zordur.
İnsanin içine düşen korku
Özgürlüğünden olmuştur,
Onarmak zordur
Ölümü düşünmek yenilmek,
Sevmek ölümü yenmektir,
Onarmak zordur


ÖZDEMİR ASAF

6 Aralık 2010 Pazartesi

KELİMELER



Yarıda kalmış aşklarının hesapları içinde
Denizlere açıldı içimizden biri
Niçin gittiğini söylemeden.
Doyulmamış arzularla doluydu yelkenleri.
Yıpranmış kelimelerin verdiği güvenden.
Bulacak sanıyordu yenilikleri.
Her an bir yeni su vardı,
Her yeni suda bir yeni an.
Deniz, dalgalarıyla gösteriyordu dışından
Yaşananla düşünülenler arasındaki farkı.
Bitmiyordu köpüklerle renkler
Bir başka damlada, bir başka ışıkta başlamadan.
Gözlerinin önünde bir oyun, ardında bir oyun.
Dışında ne varsa yeni, ne varsa gerçek.
Yeni manzaralarla gelen yeni duygular
Hani, eski kelimelerle olmasa
İnsanın ömrünce devam edecek.
Gözlerinin önünde bir oyun, ardında bir oyun.
Anladı,ölmekle yaşamanın birleştiği noktada
Yeni rüzgarlarla esen yeni korkulara
Yeniliklerini bağışlamayan kelimelerin
Nasıl düşman sığınaklar halinde direndiğini.
Anladı, bütün olmuşlarla olanların
Ve bütün olacakların
O kelimelerin içinde
Kendisine varmadan eskidiğini.


ÖZDEMİR ASAF

1 Ekim 2010 Cuma

ÇAĞIRIM









Biri olsa biri gelse
İlim-ilim diri gelse,
Sözün-sözün eri gelse
Dimdik, yalın dursa ya.

Gözüm-gözüm akılardan,
Duyum-duyum takılardan,
Uzak, yakın yakılardan
Duru-duru baksa ya.

Soğuk olsa, dese ısıt,
Karanlıksa, dese işit,
Buram-buram dese ışıt,
İçin-için varsa ya.

Birim-birim yanaş olsa,
Dirim-dirim söyleş olsa,
Adım-adım yaklaş olsa,
Can-can, kan-kan baksa ya.

Sular gibi paklayarak
Kuşlar gibi şaklayarak,
Adım dese, çoklayarak,
Güneş-güneş yaksa ya.

Özüm-özüm gözü göze,
Süzüm-süzüm sözü aza,
Düğüm-düğüm bizi bize,
Birden tüme katsa ya.


ÖZDEMİR ASAF

23 Temmuz 2010 Cuma

YALNIZIN DURUMLARI


I

Her şeyi süpürebilirsin;
Sonbaharı süpüremezsin.

Sen herşeyi süpürebilirsin;
Sonbaharı süpüremezsin.

Yalnızsa,
Sürekli bir sonbaharı
Süpürür hep..
Düşünemezsin

II
Yanar
Sobasında
Yalnız’ın
Üşüyen
Bakışları.

Lâmbasında
Karanlığa dönük
Bir ışık
Titrer
Sönük-sönük.

Penceresi
Dışına kapanmıştır,
Kapısı
İçine örtük.

III
Yalnız
Bin yıl yaşar
Kendini
Bir an’da

IV
Yalnız’ın
Nesi var, nesi yoksa
Tümü birdenbire’dir.

V
Yalnız
Bir ordudur
Kendi çölünde..

Sonsuz savaşlarında
Hep yener
Kendi ordusunu.

VI
Yalnız’ın
Sakladığı bir şey vardır;
Boyuna yerini değiştirir,
Boyuna onu arar..

Biri bulsa diye.

VII
Yalnız
Hem bilgesi,
Hem delisidir
Kendi dünyasının.

Ayrıca;
Hem efendisi,
Hem kölesidir
Kendisinin.

Tadını çıkaramaz
Görece’siz dünyasında
Hiçbirisinin.

VIII
Yalnız
Sürekli dinleyendir
Söylenmemiş bir sözü.

IX
Sözünde durması
Yalnız’ın yalancılığıdır
Kendisine..

Hep yüzüne vurur utancı..
O yüzden
Gözlerini kaçırır
Gözlerinden.

X
Yalnız’ın odasında
İkinci bir yalnızlıktır
Ayna.

XI
Yalnız
Hep uyanır
İkinci uykusuna.

XII
Yalnız
Kendi ben’inin
Sen’idir.

XIII
Bir sözde saklanmış bir yalanı
Bir gözde okunduğundan
Bakmaz kendi gözlerine bile.

XIV
Her susadığında
O
Kendi çölündedir.

XV
Kendi öyküsünü
Ne anlatabilen,
Ne de dinleyebilen.

Kendi türküsünü
Ne yazabilen,
Ne söyleyebilen.

XVI
Bir zamanlar güldüğünü
Anımsar
da..

Yoğurur hüzün’ün çamurunu
Avuçlarında.

XVII
Yalnız
Aranan tek gördü tanığıdır
Yargılanmasında
Kendi davaasının..

Her duruşması ertelenir
Kavgasının.

XVIII
Yalnız
Hem kaptanı
Hem de tek yolcusudur
Batmakta olan gemisinin..

Onun için
Ne sonuncu ayrılabilir
Gemisinden,
Ne de ilkin.


XIX
Yalnız’ın adı okunduğunda
Okulda ya da yaşamda..
Kimse
“Burada”
deyemez..
Ama
Yok da..

XX
Uykunun duvarında başladı..
Önceleri bir toz gölgesi sanki;
Sonra bir yumak yün gibi.

Ama şimdi iyice görüyor
Örümceğin ağını
Gün gibi.

XXI
Yalnız
Duymuş olduğunun sağırı,
Görmüş olduğunun körü
Dür..

Ölür ölür öldürür,
Öldürür öldürür ölür.

Duyduklarını unutur,
Duyacaklarını düşünür.

XXII
Yalnız’ın adına
Hİç kimse konuşamaz..

O
Kendi kendisinin
Sanığıdır.

XXIII
Yalnız
Önceden sezer
Sonra olacakları..

Paylaşacak biri vardır;
Anlatır anlatır ona
Olanları, olmayacakları.

XXIV
Her leke
Kendisiyle çıkar.


ÖZDEMİR ASAF