11 Mart 2011 Cuma

KONUŞMA

  
Ve bir öğrenci,
'Bize konuşmadan bahset' dedi. 
Ve o cevap verdi: 
'Siz konuştuğunuzda, düşüncelerinizle 
barış içinde olmayı terkedersiniz; 
Ve kalbinizin ıssızlığında daha fazla kalamadığınızda, 
dudaklarınızla yaşamaya başlarsınız. 
Ses sizin için bir eğlence, bir zaman geçirme aracı olur. 
Ve konuşmalarınızın çoğunda, 
düşünce yarı yarıya katledilir; 
Çünkü düşünce, boşlukta uçan bir kuş gibidir; 
kelimelerin kafesinde kanatlarını açabilir ama uçamaz. 
Aranızda bazıları, 
yalnızlığın korkusuyla konuşkan birini ararlar; 
Çünkü, tek başına olmanın sessizliği, gerçek ve çıplak 
kendilerini gözleri önüne serer, ki onlar bundan kaçarlar. 
Ancak bazılarınız ise içlerinde gerçeği taşır, 
ama onu kelimelerle dile getirmezler. 
Böylelerinin sinelerinde ruh, 
ritmik bir sessizlik içinde dinlenir. 
Bir arkadaşınızla karşılaştığınızda, ruhunuzun 
dudaklarınıza doğru hareket etmesini 
ve dilinizi yönetmesini sağlayın. 
Sesinizin içindeki sesin, onun kulağının 
içindeki kulağa seslenmesine izin verin; 
Çünkü onun ruhu, sizin kalbinizin 
gerçeğini saklıyacaktır; 

Halil Cibran

Hiç yorum yok: