18 Temmuz 2010 Pazar

HABERCİ




Sen kendinin habercisisin ve diktiğin kuleler kendi dev özünün dışında yapılardır.
ve o öz de ayrı bir yapı olacak.

Ve ben de kendimin habercisiyim,çünkü gün doğarken önümde uzayan gölge öğle saatlerinde ayaklarımın altına çekilecek biz,hem toplanan,hem toplayanız.

Başka bir gün doğumunda başka bir gölge uzanacak önümde ve o da başka bir öğlende toplanacak.

Biz her zaman kendi habercilerimizdik ve bundan sonra da her zaman kendi habercilerimiz olacağız. Ve topladıklarımızın ve toplayacaklarımızın hepsi henüz sürülmemiş tarlalara ekilecekler. Biz hem tarlalar,hem çiftçiyiz,hem toplanan,hem toplayanız.


Sen siste dolanan bir arzu olduğun zamanlar ben de dolanan bir arzu olarak ordaydım.Sonra birbirimize aktık ve isteklerimizden düşler doğdu.
Ve o düşler sınızrsız zamandı ve ölçüsüz boşluktu.

Ve sen Yaşam'ın titreyen dudakalrında sessiz bir söz olduğun zamanlar ben de başka bir sessiz söz olarak oradaydım.
Sonra Yaşam bizi söyledi ve biz dünün anıları ve yarının arzularıyla zonklayan çağlara indik,çünkü dün fethedilen ölümdü ve yarın ardına düşülen doğumdu.

Ve şimdi biz Tanrı'nın ellerindeyiz.Sen Onun sağ elinde bir güneş ve ben sol elinde bir dünyayım.Sen hala benden daha fazla parlamıyorsun.

Ve biz,güneş ve dünya,daha büyük bir güneşin ve daha büyük bir dünyanın başlangıcıyız. Ve biz her zaman başlangıç olacağız.

Sen kendinin habercisisin,bahçemin kapısından giren yabancısın sen.
Ve ben de her ne kadar ağaçlarımın gölgesinde otursam ve hareketsiz gözüksem de,kendimin habercisiyim.


Halil CİBRAN

2 yorum:

f.ferdi durusulu(günesinoğlu) dedi ki...

harika bir paylaşım dostum
emeğine sağlık

"Başka bir gün doğumunda başka bir gölge uzanacak önümde ve o da başka bir öğlende toplanacak."

sağlıcakla

deep dedi ki...

Eyvallah güzel dost,kitabı okuduktan sonra paylaşmak istedim halil cibran hep başka bir yerde duruyor içimin derinliklerinde.

Sevgilerimle.