
Dağın uykusuna, kuşun gözüne,
Sabahın sesine, taşıdım seni.
Kerem’in yaralı, ince dizine,
Irmağın yasına taşıdım seni.
Canın içinden, canımı duyan,
Canımın içine taşıdım seni.
Elma kabuğunda, nar tanesinde,
Gizlenen mermere taşıdım seni.
Gecenin ördüğü, gün kafesinde,
Dolaşan kedere taşıdım seni.
Canın içinden, canımı duyan,
Canımın içine taşıdım seni.
Arının yazına, kışın otuna,
Yaprağın güzüne taşıdım seni.
Yürekten yüreğe mekik dokuyan,
Sevginin göçüne taşıdım seni.
Canın içinden, canımı duyan,
Canımın içine taşıdım seni.
ÜLKÜ TAMER

6 yorum:
Canın içinden canımızı duyanlar artsın dilerim sevgilerimle.
Özüyle bütün,özüyle çoğalarak her daim artsın,sonsuzca.
Sevgi ve saygılarımla
Ne kadar yalın ve hoşş bir anlatım iyi ki paylaştın.sağolasın
Sende sağol sevgili nehirce, paylaştık ve çoğaldık yine ne mutlu,canımızın içinde taşıdıklarımız daim olsun herzaman,nefes bitse bile ruh bilir.
Sevgiler.
Candan gelen her noktaya eyvallah :)
Teşekkürler paylaşım için.
Eyvallah.Ben teşekkür ederim ortak olduğunuz için :)
Yorum Gönder