10 Ağustos 2011 Çarşamba

KİMSE



Aradıkları yabancıyı, kimse, içimde buldular 
yüzleştirmek için şimdi beni de arıyorlar 
kimi kimden çekip alacaklar, bilmiyorum 
beni kimde bulacaklar bilmiyorum ; kimdeyim 
ve bende kim var ki ikimiz sanıyorlar? 
bir kez görür gibi olduğum bir rüyanın 
kapısında duruyordum, sırtımda pirinç torbası 
içini açık unutmuş gecede, yabancıyı o 
rüyaya aldılar, pirincim hafifledi, taşı 
bana bıraktılar, pirinç de gitti yabancı da! 
taşı söze çevirmeye çalıştım ve katı 
şöhretini hayatın birkaç sözle hafifletmeye: 
-n'olur bana taş atma, öyle ağır ki 
benim taşıdıklarım, atamam bile sana! 
pirinci taşla yüzleştirdiler rüyayı gözle 
benden yabancıyı çaldılar ve ondan beni, 
birbirimize benzettiler bizi; iki kimsesizliğe, 
ve az geleceğini bile bile aramızdaki 
uzaklığa, ikiye saydılar birimizi pirinç 
gibi şımarık birimizi taş yerine fazlalık 
atın beni içimden kimse yok artık! 


HAYDAR  ERGÜLEN

2 yorum:

temerrüt dedi ki...

Haydar Ergülen'i yeni yeni okuyorum ben bu günlerde,çok geç kalmışım.

deep dedi ki...

temerrüt , bir cevap değil, bir iç söylemler bütnünü, kendi içinde onun kaleminden hissetmen için belkide tam zamanıdır.Bırak kendini cümlelerine ve bir ol.Belkide bu başlangıç sana şairin kaleminden bir kapı açıcaktır.

Sonsuzca sevgilerimle