yüzleştirmek için şimdi beni de arıyorlar
kimi kimden çekip alacaklar, bilmiyorum
beni kimde bulacaklar bilmiyorum ; kimdeyim
ve bende kim var ki ikimiz sanıyorlar?
bir kez görür gibi olduğum bir rüyanın
kapısında duruyordum, sırtımda pirinç torbası
içini açık unutmuş gecede, yabancıyı o
rüyaya aldılar, pirincim hafifledi, taşı
bana bıraktılar, pirinç de gitti yabancı da!
taşı söze çevirmeye çalıştım ve katı
şöhretini hayatın birkaç sözle hafifletmeye:
-n'olur bana taş atma, öyle ağır ki
benim taşıdıklarım, atamam bile sana!
pirinci taşla yüzleştirdiler rüyayı gözle
benden yabancıyı çaldılar ve ondan beni,
birbirimize benzettiler bizi; iki kimsesizliğe,
ve az geleceğini bile bile aramızdaki
uzaklığa, ikiye saydılar birimizi pirinç
gibi şımarık birimizi taş yerine fazlalık
atın beni içimden kimse yok artık!
HAYDAR ERGÜLEN


2 yorum:
Haydar Ergülen'i yeni yeni okuyorum ben bu günlerde,çok geç kalmışım.
temerrüt , bir cevap değil, bir iç söylemler bütnünü, kendi içinde onun kaleminden hissetmen için belkide tam zamanıdır.Bırak kendini cümlelerine ve bir ol.Belkide bu başlangıç sana şairin kaleminden bir kapı açıcaktır.
Sonsuzca sevgilerimle
Yorum Gönder