27 Haziran 2011 Pazartesi

ŞEMS'DEN


Anladım ki susmak bir cüsse işi...
Derin denizlerin işi...
Serin sular en hafif rüzgârları bile coşturabiliyor..
Derin denizleri ise ancak derin sevdalar…

Derin denizlerin sükutu büyüler beni.
İçimi bir heybet hissi kaplar.
Benliğimi hasret duyguları istila eder.
Kalbim ürperilerle dolar.
Dalgalı denizler, durgun mavi denizler kadar heybetli gelmez bana.
Göklerin suskunlugu da öyle. Gök gürlemeleri, mavi derinliklerin heybetini siler diye düşünmüşümdür hep.
Sükut her zaman daha manalı, daha derindir.

Kalbe sözden cok sükuttan manalar akar.
İnsan evrendeki sükutu anlayabilseydi, kim bilir belki de söz olmayacaktı.
Insanlar sükutun dilinden anlayacak, derin ve manalı bakışlarla konusacaklardı.
Ve ses, sükutun heybetini bozamayacaktı.
Konuştuğum zamanlar hep acze düşmüşümdür de ondan kelama sarılmışımdır.
Evrendeki her varlıkta sükutu bir süs, bir hikmet olarak algılamışımdır.
Sözü ise ancak bir zaruret..

Hep derin denizler kadar heybetli bir sükut dinledim ondan.
Sanki durgun ve derin bir ummanın kıyısına varmıştım.
Derinliklerinde gönül ve hikmet incilerinin gülümsediği bir deniz bulmuştum.
Hayatın hiç bir kasırgası, hadiselerin hiç bir fırtınası onu dalgalandıramıyordu.
O denize imrendiğim an, gözlerim şu mısralara takılmıştı:

Gittim, gittim, denizin,
Sınır yerine vardım
Halin bana da geçsin!
Diye ona yalvardım
Bir çılgin vesvesede,
Içim didiklense de,
Olaydım o cüssede,
O’nun gibi susardım..

Gercekten de öyle olmustu. Sonsuza götüren bir denizin kıyısına varmıştım.
O zaman anladım ki, susmak bir cüsse işi. Derin denizlerin işi.
Sığ suları en hafif rüzgarlar bile coşturabiliyor.
Derin denizleri ise ancak derin sevdalar..
Anladım ki, derin ve esrarengiz olan her sey susuyor.
Anladım ki susan her şey derin ve heybetli.

ŞEMS-İ TEBRİZİ





2 yorum:

NANİ dedi ki...

..Bazen hıfs eyle dilini,
dilden gelir bela kardaş...

Dervişin en büyük muradı, boynunun deve gibi yedi boğum olmasıymış. Ağzından bir söz çıkmadan önce, yedi kez düşünebilmek için!

Daim AŞK ile Derinim...

deep dedi ki...

Nanim kemiksiz dilden çıkan önce ,çıkanın ağızını kesiyorsa,susmalı.
Pirim diyor ki; Söz bir oktur,gider hedefi vurur,geri dönüşü yoktur.

Susmak ise derindir diyor Şemsim.
Susmalı ki anlamalı,susmalı ki anlamayana susarak anlatmalı,susmalı ki AŞK'a tam bir tefekkür hali sağlamalı.

An'da ve AŞK da Daim kalasın cancağızım,sonsuzdan olan sonsuz ruhuna,Her dem ille de AŞK Olsun.

EYVALLAH...