26 Kasım 2010 Cuma

EV İÇİ



Süzülür odama her sabah erken,
Bir gümüş ve yayvan tepside gülen
Gözlerinin daha uyku ucunda;
En serin su buhar olur avcunda.
Ve bir rüya gibi sessiz yürürken
Yumuşak zincirini sürüyerekten
Avuç içi kadar ufak odamda
Sanki küçük kalbi vurur eşyamda.
Her þey yankılanır onun sesinden,
Ayırd edilemezken gölgesinden
Elinin dokunmuş olduğu þeyler
Ürperir, canlanır sanki ve güler.
Çiçekleri sularken akşamüstü
Bol saçlı başında tembel bir örtü,
Yumuşak zincirini sürüyerekten
Eski bir şarkısı tekrarlar, neden:
Pencereden selam verir mendilim
Senden başka yoktur benim sevgilim…

Ahmet Muhip DIRANAS


Hiç yorum yok: